Profesyoneli varken;Amatör Sanatçı mı? O da ne?

Balıkesir’de sanat yapmaya çalıştığımdan beri karşıma sürekli çıkan bir kavram var. Amatörler ve profesyoneller… Benim memleketimin güzel insanının büyük bir bölümü amatörlere pek fazla ilgi göstermiyor, onların yaptığı işi pek beğenmiyor, bunun üzerine profesyonel işleri takip ettiğini söylüyor. Buna bizzat defalarca şahit oldum.. Peki amatör nedir? Profesyonel kime denir? Bu bakış açısından anladığım amatörlerin  kötü iş yaptıkları,profesyonellerin de iyi iş yaptığı.. Zaman zaman da buna bizzat insanların söylemiyle şahit oluyorum. Hele ki geçtiğimiz hafta bir Tuğba Özay vakası vardı ki evlere şenlik.. Tıka basa dolu bir sokak,birbirini ezerek onu görmek için mücadele eden insanlar,camlara çıkanlar… Profesyonel iş gerçekten tam da budur işte… Bu sanat sevgisimi yoksa başka birşey mi çözemedim!..

Değerli okurlar,ağabeylerim,ablalarım,kardeşlerim yapmayın böyle… Bu zihniyetten uzak durun.. Popüler kültür dediğimiz bu hastalığa siz de yakalanmayın. Amatör demek; bu işi gönülden yapan,heyecanını kaybetmemiş,para beklentisi olmayan,sadace manevi mutluluk yaşamaya çalışan sanatçılarımızın yaptıkları işlere denirken; profesyonellik bu işi görev icabı yapan,kalbinden uzaklaşmış,para beklentisi ile heyecanını kaybetmiş kişilerin yaptığı işler değil midir..  Siz; amatör bir ligde top koşturup kendini ispatlamaya çalışan birinin heyecanını,süper ligde top koşturan bir futbolcu da görebiliyor musunuz? Ya da amatör bir ressamın, şairin,tiyatrocunun sanatındaki heyecanı profesyonelce yapan bir sanatçı da hissedebiliyor musunuz? Tabi bu söylediklerim bir genelleme.Profesyonelce iş yapıp amatör ruhunu kaybetmemiş ve bu şekilde sanatını icra eden sanatçılarımızı ayırıyorum. Benim branşım tiyatro olduğu için söyleyebilirim ki son yıllarda amatör veya profesyonel çok oyun izledim. Devlet tiyatrolarında oynanan birçok rezil oyuna da şahit oldum. Birkaç ünlüyü kadrolarına alıp hiç özenmeden turne yapıp para kazanma peşinde olan birçok özel tiyatroya (profesyonel tiyatroya) da şahit oldum. Oyuncuların gözlerinde “bitse de gitsek bir an önce” ifadesini gördüm hep.. Türkiye’nin bir çok yerinde amatör tiyatrolar da  izledim. Evet hepsi harika işler çıkartamadılar belki fakat heyecanları vardı bu ekiplerin,kalp atışlarını hissettim.. Oyun sonrası seyirciyi selamlarken alınlarından akan teri ve yüzlerindeki gülümsemeyi gördüm. Profesyonel denilen birçok tiyatroya taş çıkartacak performans sergileyen amatör grupların oyunlarını da izledim. Tabi ki bu işi meslek edinmiş ve bu işten karnını doyuran arkadaşlarımız var. Boşuna denmiyor,profesyonel iş yapın ama amatör ruhunuzu asla kaybetmeyin diye… Ben eğer bir gün amatör ruhumu kaybedersem bir daha sahneye çıkamam herhalde. Heyecan olmadan,kalp hızlı hızlı atmadan,sadece para kazanacağım diye bu iş yapılır mı? Amatör insanların genelde en büyük eksiği tecrübelerinin profesyonellere karşı az olması. İşte bu noktada da size iş düşüyor. Ben amatör grupları dinlemem,ben amatör tiyatro izlemem demek yerine onlara destek verip takip ettiğinizde onlar da sanatlarını daha fazla icra edip tecrübe kazanacaklar ve belki de bu yolda profesyonelleşecekler.

Memleketimde amatör sanatçılara destek vermek için Karesi Belediyesi “Karesi’nin Yıldızlarını” arıyormuş. Heryere ilanlar vermiş ne güzel.. Amatör sanatçılara bir imkan sunacak belli ki… Ama ilana bir bakın hele “Karesi Belediyesi himayesinde kurulacak olan Kent Tiyatrosu, Dans Topluluğu, Halk Oyunları Topluluğu ve Çocuk Korosu için seçmeler yapılacaktır.” Sormazlar mı ; bu seçmeleri kimler hangi vasıfla yapıyor? Bu kurduğun toplulukların hepsi zaten şehrinde var. Bu topluluklar zar zor ayakta duruyor. Sen önce bunlara bir destek versene!.. Sonra yetmedi mi kendi belediyende de oluştur ne oluşturacaksan. Ha amacın mevcuttakileri yok edip sanata bu şekilde destek vermekse o başka tabi… Bir yandan bir şeyler yapayım derken diğer yandan yıkmak pek de akla mantığa uyan birşey değil!.. Sayın başkanım sana ilçendeki sanatçıları kendine küstürmek değil sahip çıkmak yakışır!… Sen bu işi yapanlara rakip olarak değil belediye başkanı olarak sahip çık ki hem sen herkesin başkanı olduğunu cümle aleme göstermiş ol,hemde memleketim kültür sanat anlamında sınıf atlasın. Ve takrar hatırlatmak da fayda var. Kültürden sorumlu ekibini lütfen işini bilen insanlardan oluşturmaya gayret et…

 “İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların TECRÜBE dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana TECRÜBELİ denir.” demiş Sigmund Freud. Kalbinizle bağınızı koparmayın dostlar. Ve kalbi ile sanat yapmaya çalışanları yalnız bırakmayın…

Balıkesir Sanat Merkezi Genel Sanat Yönetmeni

ONUR AYAN

DSCF0109

11822477_926696614068669_5272642684858759919_n

Bir Cevap Yazın